18 Aralık 2009 Cuma














BİR ZAMANLAR ÇATALCADA

Kim bilmezdi ki.Fotaki Çeşmesini? Sığır Meydanını ,Doktor Çeşmeyi,Beş Kavakları Hayri’nin Çeşmesini,Çukur Çeşmedeki patlangaç ağacının yerini.Yıllar önce Çatalca da Rumların eğlendiği Palanga bahçesinden ,Kale arkasındaki İstanbul Tekfurunun kızı Haniçe’ye yapılan kalenin diğer taşlarının nereye kullanıldığından, Türk Ocağı bahçesinden ,Rum mahallesindeki Aya Yorgi Kilisesinden,Çatalca Metropolitinden,Adem efendini ilk otobüsünden,Kaymakam Cevdet Barından, Çatalca Spor kurucusu Katipzade ve arkadaşlarından Çatalca da ilk çıkan yerel gazete İstiklal Harbi gazetesinden ,Çatalca ismi verilmiş Türk Hava Kuvvetlerine bağışlanan uçaktan, Hamam önün deki ilk üç derslik Cemiyeti Osmaniye mektebinden ve Hoca Ahmet Efendiden,Baş öğretmen Tevfik Beyden,Katırca Köprüsünden kimlerin geçtiğinden,Terzi Garbisin kimleri yetiştirdiğinden.Demirci Arbaş Ustanın kimlerin evine demir kapılar yaptığından habersiz büyüdük.Ne Ropen de kundura siparişi verdik,nede Aguş ustada pençe yaptırdık.
Top sahasının köşesinde kurulan çadırda Sihirbaz ünlü Mandrake’nin ustaca hünerlerini takdir eder,Haydi maça ,maça sorma arkadaş kaça diyerek herkesi coşturan Cemal Coşarlı park eğlencelerine giderdik.Karasuda yüzmeyi ,Langaza’da ki bentte balık tutmayı, su deposunun üstünde kuzu kulak toplamayı .ayazmada sigara içmeyi,kale arkasında kalelere tırmanıp,kız meslekte maç yapmayı çok severdik. Rum mahallesinde ne ayaklı meyhanelerden rakı içebildik nede lokum fırınlarında pişen mis gibi ev ekmeklerini yiyemedik,ne de Topukluya Şubatta papazın attığı haçı çıkaran Rum gençlerini seyredemedik.Caca Fikuyu ,Atatürk gibi giyinen Efeyi, ,Halkevinin yerini,Türk ocağı bahçesini ,top sahasının eski yerini,eski adliye binasını,Çatalca’daki ilk eczanenin( eczacı ilhanın babası) yerini,sünnetçi Fethi beyi hatırlama sakta, eski sokak lambalarının gazla yanmasını görmedik,deniz çocuklarından canlı müzik dinleme sekte,Cumhuriyetin onuncu yılında ki eski hükümet binası önündeki coşkuyu yaşayamadık. Pazar günleri bakkal Rauf tan leblebi tozları alınır. Yolcu çay evi önünden gazoz kapakları toplanır.Bisikletçi Cevat ustada top şişirilir, ilk okulun bahçesine gidilirdi,Okulda mandolin kursu vardı. Galip hoca çok güzel mandolin çalardı.Sesi hala kulaklarımda.Gazoz kapakları ve leblebi tozuna maç yapılırdı çift kale.. Yenen malı götürürdü.
Kimler geldi, kimler geçti bu topraklardan Hepsini rahmet ve Saygı ile anıyorum.
İşte bu kitapta araştırıp,gördüklerimi sizlerle paylaşmaya çalıştım. Her sokağında tarih kokan her evinden bir roman çıkacak olan…... Çatalca’yı.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder